|
19 MAYIS
GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI İLÇEMİZDE TÖRENLERLE KUTLANDI
19 Mayıs
Gençlik Bayramı kutlamaları saat 9:00 da Hükümet Konağı önündeki Atatürk
Anıtına çelenk koyma, Saygı duruşu ve takriben İstiklal Marşı’nın
okunması ile başladı. Törene Sayın Kaymakam Suat YILDIZ, Garnizon
Komutanı Per. Üstğ. Zeynel HOŞAFCI, Belediye Başkan Vekili Latif DOĞAN,
Cumhuriyet Baş Savcısı Erdal DENİZLİ, Resmi Daire Amirleri, siyasi parti
temsilcileri, ilçe halkı ve öğrenciler katıldı. Ardından saat 9:30 da
Gençlik Spor ve İzcilik kampında yapılan tören kutlamaları ile devam
etti.
Sayın Kaymakam Suat YILDIZ, Garnizon Komutanı Per. Üst.
Zeynel HOŞAFCI ve Sivrice Belediye Başkanı Vekili Latif DOĞAN halkın ve
öğrencilerin bayramını kutladı. Günün anlam ve önemini belirten
konuşmayı Sayın Kaymakam Suat YILDIZ yaptı. Sivrice Lisesi öğrencisi
Handan ÖZKAN’nın Gençlik adına konuşmasının ardından Türk ulusu ve
Cumhurbaşkanlığı adına şeref çağrısında bulunuldu. Gençlik Marşı,
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi, Gençliğin Ataya cevabı, şiirler, erkek
öğrencilerin serbest kompozisyon hareketleri, kız öğrencilerin serbest
kompozisyon hareketleri, jimnastik grubunun gösterileri, folklor
gösterilerinin ardından Tören Geçidi ile kutlamalar son buldu.
Sayın
Kaymakam Suat YILDIZ'ın Günün Anlam ve Önemini Belirten Konuşması;
Tarihin bugüne kadar kaydettiği en güç iş
olan sömürgeciliğin pençesinden gerçek kurtuluşa giden yolda ilk
hamlenin yapıldığı, kurtuluş meşalesinin tutuşturulduğu ve dünyada eşi
benzeri olmayan uygarlık projesinin başlatıldığı günün yıldönümünü büyük
bir coşkuyla kutluyoruz.
Türklerin Anadolu’yu kendilerine
yurt yapmalarından beri bu toprakları ele geçirmek hayalini asla
bırakmayan güçler, Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflamasıyla birlikte
devletimizi ve ülkemizi sömürmeye başlamışlar, son adım olarak da tüm
askeri varlıklarıyla ülkemiz topraklarını işgal etmişlerdi. Dış
sömürgecilerle açıkça işbirliğine giren sömürge yanlısı güçlerin
ülkemizde yaptıkları da eklenince Türk yurdu ve milleti büyük bir
umutsuzluk ve çöküşün içine hızla sürüklenmişti. İşte bu umutsuzluk
ortamında Samsun’a ayak basan Büyük Önder tüm dünyaya, artık padişah
olsun, halife olsun, unvanı ne olursa olsun hiçbir hikmeti kalmamıştır,
artık Ulus kendi kaderini eline almıştır diye haykırıyor, ülkemizle
birlikte tüm dünyada Kurtuluş Savaşlarının başladığının müjdesini
veriyordu.
Büyük Önder, yıllar boyu
dünyanın dört bucağına savaşmaya gönderilerek tüketilen Türk Halkını bu
kez boş ve hayalci görüşler için değil, doğrudan doğruya kendi varlığı
için savaşmak zorunda olduğuna inandırarak tüm Türk Ulusunu demokratik
bir Türk Milliyetçiliği ve Türk Vatanı kavramları etrafında
birleştirmiştir. İşte bu bilinç ve eşsiz bir fedakarlık üzerinde
yükselen Türk Kurtuluş Savaşı, nitelik ve sonuçlarıyla tüm dünya
milletlerinde derin bir hayranlık uyandırmış, sömürülen milletlere örnek
olmuştur.
Büyük Önder Samsun’dan başlayan
ve Ulusal Egemenliğimizin ve tam bağımsızlığımızın kazanılmasıyla
sonuçlanan destansı yolculuğun sonunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni,
güvenini ve inancını her fırsatta dile getirdiği Türk Gençliğine emanet
etmiştir.
Sevgili Gençler, Türk Kurtuluş
Mücadelesi yalnız Türk Milleti için değil tüm insanlık için dikkatle
üzerinde durulmaya değen bir mücadeledir. Bu mücadele tarihimizin en
karanlık anında bize yepyeni bir yaşam ve umut getirdi. Bize güç
sağladı, kendimize büyük bir güven sağladı. Türk ulusunu yalnız
bağımsızlık yoluna değil, çok daha değerli, çok daha ender ve
bağımsızlığın gerçek güvencesi olan özgürlük yoluna soktu.
Bu özgürlük bilinciyle Türkler artık
kendilerini bir Ulus olarak tanımaya başlamışlar. Vatanlarını bu
bilinçle tanımış ve sahip çıkmışlardır. Artı halife ve padişahların
boyunduruğundaki uyruklar ve teba olmaktan çıkıp kadını, erkeği,
köylüsü, kentlisiyle yönetimi kendi ellerine alan çağdaş yurttaşlar
topluluğuna dönüşmüşlerdir.
Sevgili Geçler, Atatürk Türkiye
Cumhuriyetini öyle ilkelere dayandırmıştır ki; bu ilkeler tüm uygar
insanlığın özlemini çektiği demokratik toplumsal düzenin hem ulusal
hemde uluslararası düzeydeki gerçeklerini tutarlı ve içten bir biçimde
karşılayabilecek niteliktedir.
Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen
Ulusal Kurtuluş Savaşı ve onun ürünü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin
üzerinde kurulduğu ilkeler tümüyle bir uygarlık ve dönüşüm projesidir.
Genç Arkadaşlar, Atatürk’ün kurduğu, en
büyük eserim dediği, korumak ve kollamakla sizleri görevlendirdiği
Cumhuriyet, engin bir özgürlük ve bağımsızlık aşkıyla yurt sevgisinin
öte yandan bilimsel bir kafa yapısının bileşimi üzerine kuruludur. İşte
bu yüzden nice liderler arkalarında düş kırıklıkları, yıkım, nefret ve
hatta tiksinti bıraktığı halde yalnız Mustafa Kemal Atatürk hem milletin
hemde tüm uygar insanlığın sevgi ve saygı duygularını elde etmeyi
başarmıştır.
Sevgili Gençler, 19 Mayısta başlayan bu
mücadele bitmemiş ve asla bitmeyecektir. Çünkü özgürlük ve tam
bağımsızlığın her zaman titizlikle korunması gerekir. Çevremize
baktığımızda bunu çok iyi görebiliyoruz.. Bunun değerini bilmeyen
milletler bağımsızlıklarını kaybetmekte gecikmiyorlar. Ne yazık ki
Atatürk gibi bir önderleri olmayan bu milletlerin onu tekrar kazanmaları
da mümkün olamıyor. İşte bu yüzden size emanet edilen Cumhuriyete sahip
çıkmak konusunda asla taviz vermeyeceksiniz. Tam bağımsızlık meşalesi bu
ülke toprakları üzerinde her zaman parlayacak. Tüm bu mücadeleler için
gerekli gücüde damarlarınızdaki asil kandan alacaksınız. Sonsuza dek
yaşatacağınız Cumhuriyetinizle gurur duyacak ve tüm dünyaya “Ne Mutlu
Türküm Diyene” diye haykıracaksınız. |