|

AKŞAM
Gazetesi'nin 17.09.2006 tarihli sayısında ilçemiz sınırları dahilinde
bulunan Hazar Gölünde ki Batık Şehir yer aldı.
Haberin ayrıntıları :
Hazar'ın Atlantis'i bulundu
Pek çok gezgin
tarafından yazılan Hazar Gölü'nün altındaki yerleşim yeri sonunda
bulundu. İstanbul Teknik Üniversitesi'ne bağlı bilim adamları, Kültür
Bakanlığı'nın izniyle Hazar Gölü'ne dalış yaptı. Bir yıl süren çalışma
sonrasında gölün dibindeki yerleşimin 11. yüzyıla ait bir manastır
olduğu belgelendi. Tamamı tuğla ve horasan harç ile yapılmış şehir
duvarları, kullanılan malzeme açısından bölgedeki ilk ve tek örnek.
Batık yerleşim, gölün güneybatısında Sivrice Kasabası'na 3 km
uzaklıktaki Kilise Adası ve kara arasında bulundu. Burada 19. yüzyıl
başlarına kadar Gölcük adında 50-60 haneli bir köy olduğu, suların
yükselmesiyle köyün karşı kıyıya taşındığı biliniyor. Suların
alçalmasıyla binaların bir kısmı tekrar görünür hale geldi. Bizans
İmparatorluğu'nun güçlü olduğu dönemlere ait batık şehrin kuzeydoğusunda
kalan Kilise Adası üzerinde ise 12 -13. yüzyıla ait seramikler bulundu.
Yerleşimin 13. yüzyıla kadar aktif olarak kullanıldığı, fay hattının
üzerinde olmasından dolayı şiddetli bir depremle sulara gömüldüğü
düşünülüyor.
Hazar Gölü'ndeki çalışmalar, İTÜ öğretim üyesi Dr. Çiğdem Özkan Aygün
koordinatörlüğünde yürütülüyor. Aygün'ün yanı sıra projede İTÜ Avrasya
Yer Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Emin
Demirbağ görev alıyor. Tüysüz, şehri sular altında bırakan depremin
izlerini araştırırken, Prof. Demirbağ dip haritasının çıkartılmasını
sağlayacak.
KAYIP
ŞATONUN İZİNDE
Hazar Gölü'ndeki batık yerleşimle ilgili efsaneler, coğrafyacıların ve
gezginlerin yazdığı kitaplarda yer alıyor. Çalışmalar sonucunda ortaçağ
yerleşimleri olan 'Göl Şatosu', 'Cowk Manastırı ve 'Surp Nisan
Kilisesi'nin de varlığı hakkında kesin bilgilere ulaşılabilecek.
Deprem araştırılacak
PROJEDE çalışan bilim adamları, dalışlardan bir belgesel de
hazırlayacak. Batık kentin 13. yüzyıla kadar ayakta olduğu ve şiddetli
bir depremle sulara gömüldüğü düşünülüyor. Aktif fay hattında yer alan
kent üzerinde yapılacak jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonunda bilim
adamları, sualtındaki yapıların açığa çıkartılmasıyla bölgenin
depremselliğiyle ilgili önemli bilgilere kavuşulacağını söylüyor. |