|
Sayın Bedrettin KELEŞTİMUR'un
03.08.2006 tarihli, Günışığı Gazetesi'nde yayınlanan yazısı...
SİVRİCE'NİN
HAFIZASI !..
Gazi Atatürk’ün
güzelliklerine hayran kaldığı ve beyaz trenden inerek kıyısında
dinlendiği ve ‘Hazar’ gibi tarihi ismini verdiği, Yalova’ya benzettiği
gönlümüzün mavi sancağı, ‘gölcüğün’ ona dert ortağı olarak kıyamda ki
Hazar Baba’nın eteklerinde mütevazı bir ilçemiz, Sivrice!
Elazığ Valisi Sn. Muammer Muşmal’ın, “Sivrice’nin
hafızası olarak gördüğü” her bakımdan gözlerinizi dinlendiren
fotoğraf kareleri ile metni bir daha konuşturan Sivrice İl Yıllığı!
Sivrice Kaymakamı Samet Ercoşkun eserin, ‘sunuş’ yazısında;
“İlçemizin yeterince tanıtılmamasında şüphesiz geçmiş dönemdeki
idarecilerin konuya uzak kalması, gerekli ilgiyi göstermemesi ile
gerekli alt yapının, yatırımların ve tesisleşmenin yapılamamasının
rolünün büyük olduğu kanaatini taşıyorum. Bu düşüncelerle, ilçemizin
tanıtılması ve turizmden hak ettiği payı alması için çeşitli
faaliyetlerin planlanması yapılmış ve belirlenen süreç içerisinde
uygulamaya konulmuştur… Hazırlanan Sivrice Yıllığının İlçemizin tanıtımı
alanındaki büyük bir boşluğu dolduracağı ve bu alandaki ihtiyacı büyük
ölçüde karşılayacağı, ilçemize bahşedilen bu hazinenin korunması ve
doğal dokusunun bozulmaması yönünde insanımızı bilinçlendireceğini
düşünüyorum.”
Yıllığın yapraklarını büyük bir itina ile çeviriyorum.
Bir yazımda, bu ülkenin şehit vermeyen İl, İlçe ve beldesinin nerede ise
kalmadığını ifade etmiştim. “alimlerin mürekkebi ve aziz
şehitlerimizin kanları ile yazılan şu vatan coğrafyasının her karış
toprağı ile ne kadar muhterem olduğunu ifade etmek isterim. Edirne
Komutanı Şükrü Paşa’nın vasiyeti o kadar can alıcı ki, “Düşman hatları
geçtikten sonra, ölürsem; kendimi şehit kabul etmiyorum. Beni mezara
koymayın. Etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa
hattımız bozulmadan şehit olursam; kefenim, lifim, sabunum çantamdadır.
Beni bu mahalle gömeceksiniz ve gelecek nesiller üzerime bir abide
dikeceklerdir.” O bakımdan, Sivrice’yi şüheda’nın ‘abideleştirdiği’
vatanımın en muhterem beldesi olarak görüyorum.
Şairimiz Hadi Gürgöze,
“Bir ucu uzuyor Hazar Dağı’na
Yayılmış gitmiş taa Gezin Bağına
Bindin mi söyle küçük bir kayığa
Seyrine doyulmaz Hazar Gölü’nün
İnmiştir içine göklerin rengi
Cenneti
andırır bulunmaz dengi
Bitmez
güzelliği her insan gibi
Hadi’nin
kalbinde Hazar Gölü’nün”
Sivrice, coğrafyamın en şanslı
ve bekli de an bahtlı İlçesidir. Hazar Baba, --bir efsane dağ! Masmavi
gök çadırı sanki kondurmuşsunuz, --Hazar’a! Gündoğumundan günbatımına,
--renkler halay tutmuştur!
Elazığ İl Merkezine, 30 km uzaklıkta bulunan Sivrice,
--bahar ve kışı bir arada yaşamanız mümkün’ Öyle ki, Hazar Baba’nın
tepesini ‘beyaz duvaklar’ içerisinde gördüğünüz bir zaman diliminde,
Hazar’ın hemen karşı kıyısında, ‘—çiçek açmış ağaçlar’ sizleri
karşılar!
Hazar gölü, eşsiz güzellikleriyle 1992 tarihinden
bugünlere kadar, kendi tahtını güçlendiren bir büyük organizasyona da,
‘—ev sahipliği’ yapmaktadır. Bütün şehrin üzerinde titrediği bu
organizasyon şüphesiz ki, --bütün Türk Dünyasının Kültür ve Edebiyat
Şöleni olarak da tanımlanan, --Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarıdır!
Bu şiir akşamlarıyla, Gazi Atatürk’ün bir önemli dileği
belki yerine gelmiş oluyordu. Aynı seste, aynı duyguda, aynı heyecanda;
--edebi iklimde yapılan bir büyük felsefe!
Sivrice, aşk ve sevda ikliminde iyi anlatıldığı ve
tanıtımının da aynı minvalde yapıldığı takdirde; --eşsiz doğal
güzellikleri ile Türkiye’nin turizm merkezi haline gelir! Öyle ki, --dağ
sporu mu istersiniz, su sporları mı veya tarihi bir gezi mi yapmak
istersiniz… Bekli de hepsini bir arada bulabileceğiniz coğrafyanın
en nadide köşesidir, Sivrice!
Sivrice Yıllığı bir bakımı, --gözünüzü ve gönlünüzü
dinlendiren bir albüm özelliğinde! Hazar Gölü içerisinde bulunan,
--efsanevi batık şehir! Duygularınızı farklı dünyalara doğru
çekebiliyor. Hazar Baba Kayak Merkezi, inanın bir Erciyes’i, bir
Palandöken’i, belki biraz iddialı olacak ama bir Uludağ’ı sizlere
aratmayacak! Dağ-Doğa Yürüyüşü ile, Hazar’da vücudunuz bütün eklemleri
ile dinlenecektir. Su sporları ile, atlı hülyalara dalacaksınız
beklide!.. Mavi Bayrak unvanı ile Hazar’ın Kıyısın da bir dolaşın
şöyle!.. İmkanınız varsa, taşıtınızla, her biri cennetten bir köşe,
‘—İrem Bahçesi’ olarak da tasavvur
edebileceğiniz; Sivrice’nin Köylerini, Hazar Baba’nın eteklerinden
dolanarak şöyle bir geziniz…
Yorgunluğunuzu atmanız için bir Köy Kahvesine uğrayınız.
Orada sizlere tebessüm eden misafirsever yüzler göreceksiniz. O
yüzlerle, ‘—yayık ayranınızı’ içiniz. Şiir gibi
dudaklardan dökülen sohbetine katılınız. Bu yörenin ağzı ile
‘—yüreğinize bal damlayacaktır.’
|