|
CUMHURİYET BAYRAMI TÖRENLERLE KUTLANDI
Cumhuriyet
Bayramı kutlama törenleri 28.10.2007 tarihinde saat 13:00 de Hükümet
Konağı Önündeki Atatürk Anıtına Çelenk Sunma, Saygı Duruşu ve İstiklal
Marşı’nın okunması ile başladı.
29.10.2007 tarihinde saat 09:00'da Kaymakamlık Makam Odasında Sayın
Kaymakam Suat YILDIZ tebrikleri kabul etti. Ardından saat 09:30 da
Cumhuriyet Meydanındaki kutlama törenlerine geçildi. Törenlere Sayın
Kaymakam Suat YILDIZ, İlçe Garnizon Komutanı Yzb. Zafer ÖZDEN, İlçe
Belediye Başkanı Hasan KARABULUT, İlçe Cumhuriyet Savcısı Erdal DENİZLİ,
İlçe Hakim ve Savcıları, İlçe Emniyet Müdürü Yusuf BENGÜ, İlçe Milli
Eğitim Müdürü Mustafa CANPOLAT, Resmi Daire Amirleri, Öğretmen ve
öğrenciler ve ilçe halkı katıldı. Tören İstiklal Marşı ile başladı.
Törende Sayın Kaymakam Suat YILDIZ günün anlam ve önemini belirten
konuşmayı yaptı. Şiirler Okundu, Gösteri gurubu hareketleri, halk
oyunları ekibi, müzik ve eğlence gösterisinin ardından tören geçişi ile
sabah töreni sona erdi. Akşam düzenlenen fener alayı ve havai fişek
gösterileri ile birlik ve beraberlik mesajları verildi.
SAYIN KAYMAKAM SUAT YILDIZ'IN KONUŞMASI
Sayın Garnizon
Komutanım, Belediye Başkanım, Adliyemizin değerli Hakim ve Savcıları,
Değerli Çalışma arkadaşlarım, Sevgili Öğretmenler ve Öğrenciler,
Cumhuriyetimizin 84. yaşına ulaşma onurunu taşıyan Sivriceli
Vatandaşlar;
Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin her geçen gün
güçlenerek büyüdüğünü görmek dünya üzerindeki her Türk gibi bizlere de
sonsuz bir gurur ve mutluluk veriyor.
Değerli Sivriceliler; Anadolu’daki bin yıllık tarihimizde
hiçbir zaman bağımsızlığımızı kaybetmedik. Ve bütün tarih boyunca sahip
olduğumuz değerlerle Anadolu toprakları üzerinde dünya tarihini
etkileyecek kadar güçlü üç kıtaya yayılma becerisini gösterecek kadar
büyük ve yönetimi altındaki farklı tüm insanları mutlu edebilecek kadar
adaletli bir medeniyetin sahibi olduk. Ancak tüm bu medeniyetlerin
birlikte varolduğu Türk vatanı 1900’lü yıllara gelindiğinde dünya
üzerindeki büyük devletlerin iştahını kabartan ve paylaşmaya
hazırlandıkları bir yer halini almıştır. Büyük savaştan yenik çıkmamız
Türkleri bin yıldır bağımsız yaşadıkları Anadolu topraklarından söküp
atma hayalini her zaman canlı tutan emperyalist dünya devletlerini bu
yolda harekete geçirdi. Bu arada Türk milleti içindeki hainlerde boş
durmuyor, milletin yok oluş belgesi olan Sevr Anlaşmasını imzalayarak
Türk Milletine kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Nice kahramanlıklara
damgasını vurmuş ordumuz dağıtılıp silahları elinden alındı. Vatan
toprakları bir bir işgal edildi. Tüm dünyayı hayretler içerisinde
bırakan, nice kahramanlıkları yaratmış bir millet yok olmanın eşiğine
gelmişti. Ama daha da kötüsü milletin bu yokoluş sürecinden kurtulmak
yönünde inancı ve gayreti kalmamıştı. Halk bezgin, yorgun ve fakirdi.
Türk vatanı için bir mucize gerekiyordu. Beklenen mucize 19 Mayıs 1919
da gerçekleşti. Mucizenin adı Mustafa Kemal Atatürk’tü. Büyük Önder
Milletinden gerekli karşılığı almakta gecikmedi. Türk Milleti
bağımsızlığını hiç kaybetmediği bu topraklarda sonsuza dek yaşama
konusundaki azmini ve kararlılığını yüce Ata’sının çevresinde kenetlenip
tüm dünyaya “ya istiklal ya ölüm” diye haykırarak gösteriyordu. Bu
kararlılık vatan toprağındaki tüm işgalci güçlerin bir daha bunu asla
akıllarından dahi geçiremeyecek şekilde sökülüp atılmasıyla sonuçlandı.
Ancak henüz her şey bitmiş değildi. Yapılacak ilk iş Türk Milletine
mucize beklemeden vatanı hakkındaki tüm kararı kendisinin vermesi, kendi
ile ilgili tüm yetkiyi elinde bulundurması bilincini ve eğitimini
vermekti. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonuçlanması bunu mümkün
kılmış, ülkeyi yönetme hakkını ve yetkisini hanedandan millete geçirmiş,
kişiyi tebalıktan çıkarmış vatandaş yapmıştır. Böyle yüksek moral ve
bilince ulaşan Türk Milleti akıllara durgunluk veren ve tüm geri kalmış
uluslara önek olacak bir uygarlık kavgasını başlatmıştır. Fikri hür,
vicdanı hür, irfanı hür Cumhuriyet çocukları yurdun her noktasını imar
etme yarışına girmiş Anadolu’yu tarihinin en müreffeh noktasına
getirmiş, ülkesini dünya devletleri içerisinde saygın bir noktaya
çıkarma başarısını çok kısa bir zaman süresi içerisinde göstermişlerdir.
Şimdi bizlere düşen bu mücadeleyi sürdürmek ve hedefe ulaşmaktır. Bu
amaç Cumhuriyetin kurulduğu günden beri hep aynıdır. Asla değişmeyecek,
hiçbir güç tarafından değiştirilemeyecektir. Ülkemiz tüm dünya
devletlerinde olduğu gibi üstesinden gelinmesi gereken sorunlarını çözme
gayreti içindedir. Ancak unutulmaması gereken hiçbir sorun Cumhuriyete
olan inancımız, içimizdeki Atatürk sevgisi milletimizin eşsiz karekteri
ve devletimizin büyüklüğü karşısında bizi yılgınlığa ve umutsuzluğa sevk
edecek kadar büyük değildir, olamaz.
Ülkemizin içinde bulunduğu sorunların en büyüğü, 25 yıldır
ülkemizin doğu ve güneydoğusunda köy basıp, çocuk, kadın, asker, polis,
öğretmen demeden cinayet işleyen, daha elindeki kan kurumadan barış
kardeşlik ve insan hakları gibi insani değerleri kendisine maske yapan
terör örgütüdür. Bizi daha da üzen terör örgütünün tıpkı yıllar önce
olduğu gibi yine bizim aramızdan kendilerine sahip çıkan bazı yandaşlar
bulabilmesidir. Ancak eşsiz deha Atatürk yıllar önce Türk yurdunun
bağımsızlığına göz diken içte ve dışta bir çok düşmanın olacağını
söylemiş ve uyarmıştı. Büyük Türk Milleti bu terör örgütünü içimize
yerleştiren ve üzerimize salan hamilerine Kurtuluş Savaşında verdiği
dersi anların uşaklarına aynen tekrarlayacaktır. Kim ne derse desin
bütün Türkler bugün haykırıyoruz, sizler zavallı birer katilsiniz ve
bundan başkada hiçbir şey olamayacaksınız.
Sevgili Sivriceliler, Türk Milletinin Cumhuriyet ve Atatürk
sevgisi sonsuza dek yaşayacak, ülkemiz laik bir demokrasi devleti olarak
bilimin aydınlattığı çizgiden asla sapmayacak, Türk çocukları Cumhuriyet
erdemi ve ışığıyla yetişecektir. Sevgili vatandaşlar, bugün Cumhuriyetin
84. yaş gününde Türk Milleti Atasına Cumhuriyeti koruyacağına dair
verdiği söz doğrultusunda yılmadan ülke sorunlarını çözmek için uğraş
veriyor. Bizler gücümüzü zorlukların üstesinden gelme konusunda bize
umut, cesaret, azim ve kararlılık sağlayan Cumhuriyetten alıyoruz. Tüm
bunlara olan inancımız gün geçtikçe daha da çoğalmalı. Zira Atatürk ve
Kurtuluş Savaşçıları tarafından yazılan ve adına “Cumhuriyet” denilen
destan 84 yaşına ulaştı. Bizler Atamıza söz verdik, vatanın bütün
kaleleri zaptedilse de, bütün tersanelerine girilse de, vatanın her
karış toprağı işgalde edilse, sahip olduğumuz bütün imkanlarla
mücadeleye devam edeceğiz. Tüm bunlar için gerekli gücüde
damarlarımızdaki asil kandan alacağız. Bugün tüm dünyaya Türk olmanın ve
Atatürk Cumhuriyetinde yaşamanın gururunu haykıralım. Cumhuriyetin 84.
yaş günü hepinize kutlu olsun. |