|
Hazar
Gölü'ne
Bir
ucu uzuyor Hazar Dağı’na
Yayılmış gitmiş taa Gezin bağına
Bindin mi şöyle küçük bir kayığına
Seyrine doyulmaz Hazar Gölü’nün
Bazen yaslı gibi sessizce durur
Bazen hiddetlenir kıyıya vurur
Yazın her yanına çadır kurulur
Süslenir etrafı Hazar Gölü’nün
Kıyısında yaslandın mı ağaca
Baktın mı bir uçtan diğer bir uca
Bütün derdin uçar bir yıkanınca
Şifa veriri suyu Hazar Gölü’nün
Doyum olmaz sabah esen yeline
Lezzetli balığına hem ördeğine
Çıkıp baksan bir tepeden seyrine
Martıları uçar Hazar Gölü’nün
Bir küçük adası mavi sularda
İki sevgilisi erememiş murada
Bunun üzerine göl olmuş peyda
Hazindir öyküsü Hazar Gölü’nün
Hemen kıyısında şirin Sivrice
Dolar sokakları bir yaz gelince
Huzur verir ihtiyara hem gence
Hayranları çoktur Hazar Gölü’nün
İnmiştir içine göklerin rengi
Cenneti andırır bulunmaz dengi
Bitmez güzelliği her insan gibi
Hadi’nin kalbinde Hazar Gölü’nün
Hadi
Önal
|
Hazar
Gölü'nden
Utanır oldum ah Hazar dağımdan
Çekildi kollarım Gezin bağından
İster soldan bakın ister sağımdan
Seyirlik hallerim görünmez oldu
Kıyım yağmalandı, gülüm söküldü
Ben ağaç dedikçe beton dikildi
Her yandan bağrıma pislik döküldü
Soyunup içime girilmez oldu
Hukukun içine hile kattılar
Kotamı düşürüp suyum sattılar
Para para deyip hep ağlattılar
İhanete bir ad konulmaz oldu
Kalmadı suyumda sazandan eser
Martılarım beni bir bir terk eder
Karabataklarım la havle çeker
Çoraklaşan yaram sarılmaz oldu
Küçük ada’m şimdi kıyıya vurdu
Batık şehrim gün altında kavruldu
Dalgalarım ah çekmekten yoruldu
Ne yaptım ki halim sorulmaz oldu
İnancım insana, güvenim tamdı
Mavi bayrak sevincimdi, rüyamdı
Şiir akşamları büyük dünyamdı
Umudun yanına varılmaz oldu
Ben Hazar gölüyüm Baba Hazer’in
İnşallah kazılmaz benim mezarım
Akıla,izana şiir yazarım
Hakkımı isterim verilmez oldu
Hadi Önal
|
Hazar Şiir Akşamları
Bir
ay doğan Hazar'dan,
Geceyi gündüz eder.
Celp eder şairleri,
Harput'ta harman eder.
Güneş doğar Harput’tan,
Azerbaycan gün eyler.
Bu gün arifedir der,
Harput'ta bayram eder.
Yıldırım’lar elması,
İşler başa taç eyler.
Ceman olur şairler,
Dize dize nakşeder.
Kalemini tığ yapmış,
Oya oya gül eyler.
Bir sevda yumağını,
Gönüllere nakşeder.
Akşamın lezzetini,
Elmas’ larda yâd eder.
Bir daha buluşmayı,
Gönüller niyaz eder.
Elmas Yıldırım anısına...
Mehmet Şükrü Baş
|